Menderes için şiir yazan iki şair: Necip Fazıl ve Nazım Hikmet

 

İslam dinini, şehitlerimizi çok sevdiğim için Menderes'i sevmem. Bu da ne demek? diyebilirsiniz. Onu başka yazımda anlatacağım. Ama insanların idamına karşıyım. İnsan olanların ama dikkat edelim cümleye. İşte Menderes'in de idam edilmesi bana göre çok büyük bir yanlıştır. Şimdi iki büyük şairimizin onun için ve ona karşı yazdıkları şiirlerini okuyun:

 

Nâzım Hikmet'in, Kore'ye asker gönderen Adnan Menderes hakkında
25.6.1959'da yazdığı şiir.


Gözlerinizin ikisi de yerinde, Adnan Bey, iki gözünüzle bakarsınız,
iki kurnaz, iki hayın, ve zeytini yağlı iki gözünüzle bakarsınız kürsüden
Meclis'e kibirli kibirli ve topraklarına çiftliklerinizin ve çek defterinize.

Ellerinizin ikisi de yerinde, Adnan Bey, iki elinizle okşarsınız, iki
tombul, iki ak, vıcık vıcık terli iki elinizle okşarsınız pomadlı
saçlarınızı, dövizlerinizi, ve memelerini metreslerinizin iki
bacağınızın ikisi de yerinde, Adnan Bey, iki bacağınız taşır geniş
kalçalarınızı, iki bacağınızla çıkarsınız huzuruna Eisenhower'in, ve bütün
kaygınız iki bacağınızın arkadan birleştiği yeri halkın tekmesinden korumaktır.

Benim gözlerimin ikisi de yok.
Benim ellerimin ikisi de yok.
Benim bacaklarımın ikisi de yok.
Ben yokum.

Beni, üniversiteli yedek subayı,
Kore'de harcadınız, Adnan Bey.

Elleriniz itti beni ölüme, vıcık vıcık terli, tombul elleriniz.
Gözleriniz şöyle bir baktı arkamdan ve ben al kan içinde ölürken çığlığımı duymamanız için kaçırdı bacaklarınız sizi arabanıza
bindirip.

Ama ben peşinizdeyim, Adnan Bey, ölüler otomobilden hızlı gider, kör gözlerim, kopuk ellerim, kesik bacaklarımla peşinizdeyim.

Diyetimi istiyorum Adnan Bey, göze göz, ele el, bacağa bacak, diyetimi istiyorum, alacağım da.

 

Necip Fazıl'ın Menderes'in idamına binaen yazdığı şiiri:


zeybeğimi , birkaç kızan vurdular;
çukurda üstüne taş doldurdular.
bir de, ya kalkarsa diye kurdular...
zeybeğim, zeybeğim, ne oldu sana?
Allah deyip, şöyle bir doğrulsana !

zeybeğim , kalkamaz , dirilemez mi ?
odası mühürlü, girilemez mi?
şu ters akan sular çevrilemez mi?
ne günedek böyle gider bu devran?
zeybeğim , bir sel ol, bir çığ ol, davran !

kır at zincirlenmiş, ufuk sahipsiz....
han kayıp, hancı yok, konuk sahipsiz...
ba$ kö$ede sırma koltuk sahipsiz...
kızanlar dört yandan, hep abandınız !
zeybeğin kanına ekmek bandınız !

bilemem , susarak ölmek mi hüner ?
lisan çıldırıyor, dil nasıl döner?
ondan son iz , uzak, uzak bir fener...
öldü mü ? çatlarım yine inanmam !
gizliye yanarım, ölüye yanmam!

zeybek kaybolduysa bunca kayıp ne ?
tesbihi dökülmüş , aranır nine;
balonu yok ağar çocuk haline...
zeybeğim , dünyayı aldın götürdün !
bir öldünde beni binbir öldürdün !

beyni tırmık tırmık, pençelere sor !
mevsim niçin ölgün, bahçelere sor!
sor ; çukuru nerde , serçelere sor!
ağla , bir dinmeyen hasretle ağla ;
zeybeksiz yolları gözetle , ağla

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !